Siyasi gazetecinin ‘hafta sonu’…

22 Kasım1993

PAZARTESİ

i auüıı ııiıııasi
DKURTHAN FİŞEK

azetecinin hafta başı, ortası ve so- nı korumak için elimizden geleni ardıG nu yoktur. Aslına bakarsanız, gü- mıza solanayız…”
nünün saati de yoktur. Biri biter, Kürsüden söylemedi bunu… Kuliste
öbürü başlar. Hepsi birbirinin tekrarıdır. bana söyledi. v
Değişik bir hafta sonu geçirdim. DYP kurultayından öğrendim, basına
Olayları “günübirlik” değerlendire- sansür geliyor. Sansür geliyorsa cihâne,
ceğime, “Ne olacak bu memleketin ha- koalisyon ortağı sosyal demokratların
li?” diye, uzun vâdeli eveleyip gevelemesi
dertlendim. bahâne… ş
*t* t**
Cumartesi günü Pazar günü üç
üç saat kalabildim partiyle ilgilendim.

DYP kurultayında…
Hafakanlar bastı. Aynı ülmi üç kere (DP,
AP, DYP) seyretseniz
sizi de basar.

Tansu Çiller kurultayı ezdi, geçti.
”Tek Kadın” romanı- ç.
nı yakında yazarlarsa
şaşmam… ‘

Gösterilen hedef 1994 belediye se
çimleriydi. “Onu ver, bunu ver, hepsini
istiyorum!” dedi Çiller… Muhterem eşi
de, arka planda kalarak, refîkası namına,
“Belediyeleri alırı, dileyin benden ne dilerseniz!” dedi.

Lafa dikkat! “Biz” değil, “ben”…

Ozel radyolardan, televizyonlardan,
terör yasasının basını kısıtlayacak özelliklerinden hiç söz edilmedi. Hafta,
DYP’nin önde gelenlerinden biri, işi gırgıra aldı: “Sahnelerimizin hanımefendi
sanatçısı Havva K0pan’ın kişilik hakları
Siî gazetecinin ‘hatta sonu!…

Uzaktan…

DSP’de yeni bir
şey yok… Oylarının
(özellikle Istanbul oyları) çok büyük bölümünü Refah Partisi’ne kaptırmış olmasıyla ilgilenmiyor,
SHP-CHP oylarının
peşinde… Enikonu

ANAP mâlûm… Terörle mücadeleyi
gündeminin ön planına çıkardı. “Aklınız
neredeydi? Bütün bunlar sizin döneminizde palazlandı!” demiyorum… Benim
yerime seçmen görüş bildirecek… _

RP keyifli bir sessizlik içinde… işsizliğin, yoksulluğun, bezmişliğin, umutsuzluğun kol gezdiği bir ortamda, zaman
bir tek onlara çalışıyor.

Pazar akşamını buldum bile…

Arslan sosyal demokratlara zaman
kalmadı. Onlar da yarına dursun bari…

@zum l ı
iki ANAHTARIM vAıa
Blğlixll l-lAZiRANDA
AtMısıîM

cevrecilere
kötü haber!

_ark OteIi’ni kim dikti, kim yıkacak?
PIstanbuPun siluetini (kerâmet mina
reden menkûl) bozuyor mu, bozmuyor mu?

Bu tartışmalara hiç girmedim. Girmedim, çünkü, yanlamasına büyüyemeyen
şehir, diklemesine gelişir. Yeri deler, göğü
deler.

Park OteIi’ni sevmeyenler, çatıdan
başlayarak yıkıma geçecekler… Neredeyse “milf çevre günü” ilân edildi 29 Kasım… llk kazmayı Murat KarayalçınHn
vuracağı yazıldı, çizildi. Ben de yazdım…

Yanıldım, dediğimi yutuyorum…

Artık sertleşmenin gerektiğini, yüzü
yumuşak, sesi kibar olanın sırtının ıslaklıktan kurtulmayacağını, zırvaya tâviz
vermenin sonunun gelmeyeceğini anla:
yan Murat Karayalçın net tavrını koydu:
“29 Kasım’da ben yokum… Kim diktiyse,
dikenlerden kim hesap somıadıysa, onlar
yapsın…” _ _ _

Benden sıze fısıltı… SHP sılkınmeye,
silkelenmeye başladı.

CEMAL ŞAHİN

Çorummilletvekili olara seçim
bölgende İlahiyat Fakültesi açmana
itirazım yok… istediğin fakülteyi
açarsın…

Ama, zırvanın tevil götüreceğini
zannetmene çok itirazım var. Senin
yokluğun sırasında, başkanı olduğun TBMM Adalet Komisyonu çok
önemli iki karar aldı.

Birincisi, 1984 yılından bu yana
ilk idam cezasının onaylanması…
ikincisi, Iâikliğe aykırı suçların Terörle Mücadele Yasası’nın kapsamından çıkarılması…

“Benorada olsaydım bunlar olmazdı…” demişsin, “Hataların düzeltilmesi için meclis genel kurulunda elimden geleni yapacağım…”

Breh brehh breeehhhh! Sırf lâubâlı^liğin yüzünden, başkanı olduğun komisyonda yapamadığını,
450’nin biri olarak nasıl yapacağını
çok merak ediyorum… Haberin olsun, SHP kulislerinde, “Iki toplantı
a da kasden girmedi!” deniyor
akkında…