Peki, Ecevit-Sosyal koalisyonunaRefah Partisi nasıl bakıyor?

,..- ,

Peki, Ecevit-Soysal koalisyonuna
Refah, Partisi nasıl bakıyor?

AŞLIKTAKİ soruya ce
vap vererek gireyim konuya…
İyi bakıyor.

Gelelim niye “iyi” baktığına…
Bülent Ecevit, 27 Mart mahallî seçimlerinde “boy hedefi” olarak Refah Partisi’ni almıştı. Veryansın ediyordu.

“Türkiye’deki en büyük
tehlike Refah mantığıdır…”

Seçimlerden sonra devam
etti yaylım ateşine…

“T ürkiye’da artık bir yolsuzluk dengesi kurulmuştur. Alman savcının ortaya
çıkardığı RP’nin yolsuzlukları, daha önce Türkiye’de de ortaya çıkarılmıştı.
Ama, örtbas edildi. Unuttumlmak istendi. Sayın Erbakan, ıncıklamayın, mıncıklamayın dedi. Devlet de, RP genel
başkanının bu isteğine uydu, ıncıklamadı, mıncıklamadı…” ~.

` Aynı lâfı bir DYP’li, bir SHP’li etsey
di, bir MHP’li böyle kelâm buyursaydı,

RP kanadı kızılca kıyameti koparırdı.
“Yasak savma” kabilinden bir-iki şey
söylüyorlar, Bülent beyin üstünegitmiyorlar.

‘A’ i’ i’

Başlıktaki soruya tam tersine bir ce
j vap vererek devam edeyim…

İyi bakmıyor.

Ama, susmayı tercih ediyor.

Gelelim niyesine?
Biraz geriye gidelim. 1973 seçimleri
yaklaşırken, Türkiye kamplaşmıştı.
Umutsuzların, cuntadan bezmişlerin
oylarıyla, sandıktan CHP-MSP koalisyonu çıktı. Deniz Baykal’ın sevimli tabiriyle, 0 koalisyon, ”Sosyolojik değil, siyasî hatâydı…”

Sosyolojik hatâ değildi, çünkü, aynı
“umutsuz insan” tabanına dayanıyorlardı. Siyasî hatâydı, çünkü, biri dünyevî, öbürü uhrevîydi.

a: a: a: ş

Peki, “kızıl komünist”, “dinsiz”,
“tanrıtanımaz” diye mahkeme zabıtlarına geçen Mümtaz Soysal’a nasıl bakıyor Refah?

Düzeltiyorum, hepsi RP’li değil,
ama, dindar…

Iyi bakıyor. __

Dostum Süleyman Unal Zaman’da
yazdı.

Dışişleri ‘nden onurlu tavır…

Dışişleri Bakanlığı, Türk vatandaşlarına vize uygulayan ülkelere vizeyi kaldırması için yıl sonuna kadar süre tanınması yolunda karar alma niyetinde. Bu
süre dolduğunda vizeyi kaldırma yan ülkelere Türkiye de vize mecburiyeti getirmeyi düşünüyor.

Düşünülen gerçek/eşime Amerika ve
Avrupa ‘ya vize konulacak.

Dışişleri Bakanı Mümtaz Soysal ‘ın,
“karşılık/ılık ilkesi” gereğince böyle bir
uygulamadan yana olduğunu ANKA
Ajansı duyurdu. Bu konuda çalışmaların başlatıldığı ifade ediliyor.

Dileriz bu düşünce niyet olarak kalmaz, gerçekleşir.

Dışişleri Bakanı Mümtaz Soysal, Türkiye’ye vize uygulayan ülkelerin vatandaşlarımıza eziyet çektiımelerinden ra

hatsız olduğu için böyle bir çalışmayı
başlatmış…

Rahatsız olmamak mümkün değil…

Politikacı/arımız ve çifte pasaport taşıyanlar için dışarı gidip gelmek pek zor
olmayabilir. Fakat, ticaret yapanlara,
okuyan/ara veya hastalık gibi çeşitli sebeplerle yurtdışına gitmek mecburiyetinde kalanlara “vize işkencesini” sormak gerekir!.. Bir sürü sorgulamalar, küçük görmeler ve kölelere bile yapılmayan muamele/er… Vatandaş/arımız yabancı elçilik veya konsolosluk/ara gittiklerinde tam bir “gâvur eziyeti” ile karşı
karşıya… _ ş .

Geçtiğimiz aylarda, Istanbul’da Ingiliz konsolos/uğuna vize almak için giden arkadaşımız, çıktıktan sonra “Suçlu
gibi günlerce sorgu/ama odasında kalmış, aşağılanmış ve daha sonra hapishanede yıllarca yatmış gibi hissediyorum
kendimi…” demişti.

Milletvekiliyken Dışişleri Komisyonu’nda görev yapan ve daha sonra dış
politikayı yakından takip eden rahmetli
Ziyad Ebuzziya Bey, bizim Dışişleri ‘nin
vize gibi birçok meselede elindeki kozlarını kullanamadığını söyler, “Bize vize
uygulayan ülkeler için Türkiye öyle kolay kolay vazgeçilemeyecek konumdadır. Yeter ki bizimkiler nelere sahip olduğumuzu bilip onu iyi değerlendirsin/erl…

Küçük Afrika Ülkeleri bile ellerindeki
koz/arı çok iyi değerlendiriyor…” derdi.

Mümtaz Soysal ‘ın vize çıkışı onurlu
bir hareket… “Neticeden bizim zararlı
çıkma ihtima/imiz olduğunu” da söyleyenler var.

Mevcut durumuyla sanki hep zararda değil miyiz.? Biraz da onurlu hareket
edelim… Bakalım ne olacak?

Mümtaz Soysal’ın istikrarlı dış politika görüşleri, Refah’ın benzeri doğrultudadır. “Batı uşaklığı”, Refah’ın (ve
MNP’nin ve MSP’nin) yıllar yılı “eleştiri
malzemesi” oldu.

Şimdi soldan gelen biri var. Aynını
fazlasıyla söylüyor.

Eleştiremezler. Kendilerini, yıllardır
seçmenlerine söylediklerini inkâr etmiş
olurlar.

*k *k ‘k

Bülent beyin kemikleşmiş bir oy tabanı var.

Mümtaz hocanın kemikleşmiş bir
çizgisi var.

Refah Partisi’nin benzeri şeyler duyan bir seçmen kitlesi var. Sol bölündükçe RP’ye kayan bir seçmen kitlesi…

Ne Bülent beyi eleştirebilir Refah, ne
Mümtaz hocayı…

Ammaaaa, Ecevit-Soysal koalisyonundan yüzde 37 çıkarsa, 0 zaman
seyreyleyin gümbürtüyü…

28 Ağustos 1994