Be Allah’ın hanzoları! Kuruköfte neyinize yetmez?

U pazar günü siyaset
yazacaktım, televizyonu açınca vazgeçtim.

Be Allah’ın hanzoları!
Kurukörte neyinize yetmez?

Bazı vatandaşlarımızın dikkatsizliği yüzünden, Poyrazköy’de 400, Pazarcık’ta 105,
Kuşadası’nda 10, Marmara
Adası’nda 5, Torbalı’da 2, lskenderun’da 2 hektar orman
yanmış…

lki haftalık “yanık” bilançomuz 10 bin hektarmış…

Haberi ilk öğrendiğimde kızmadım, kızamadım.

Daha büyük bir “içler acısı” vardı
içimde…

Aynı hanzolar, iki hafta ewel, Galibolu’da, Türkiye tarihini yakmışlardı.

‘A’ ‘A’ ‘A’

Sigara içmeye 17 yaşında başladım,

‘iftihar etmiyorum, ama 35 senedir içiyo
rum. Günde 3-4 paket civarında…

Rahmetli babam da içerdi. `

Sırf o yüzden, üç kere mide kanaması
geçirdiydi.

Uç kere bıraktıydı, sonunda bir bıraktı, p^r bıraktı…

Sâdece iki tavsiyesi oldu bana…

Sigara içeceksen iç… Ama, bittiğinde söndür, dumanı tütrnesin,
izmarit kokusu rahatsız eder insanları…

Sigara içeceksen iç… Ama, bitti
ğinde söndür, ortalığı yangın yerine çevirirsin… ltfaiyecilere boş yere iş çıkarma…

*i*

Babamın sigara konusundaki sözlerine hep uydum…

Tek bir şeyde ters düştüm.

Sigarayı ‘son bıraktığında Bafra Maadin içerdi. Ben Parliament içiyorum.
Niye onu içtiğimi soranlara tek cevap veriyorum.

“Parliament’in kıymetini bilin…
Memleket büyükleri biraz daha bu kafada giderlerse, bizim vaktiyle başımıza
geldiği gibi, herkes ‘Asker’ cigarasına, ‘Silahlı Kuwetler’ sigarasına tâlim eder…”

*k i’ ‘A’

Sigara içmek marifet değildir. Söndürmeyi bilmek marifettir.

10 bin hektar orman yaktık.

Ateşi geç keşfettiğimiz için…

Bizim millet ateş kullanmayı geç öğrendi. Et yemesi, protein alması lâzımdı,
ama “çiğ et” zor yenir, pastırmayı keşfetti.

Orta Asya’dan Orta Anadolu’ya gelir

KIIIIİIIAN
IIIIBA
YAZIYOR

ken bindiği atın sağrısıyla eyerinin arasına çiğ eti koydu, atın teriyle “çiğköfte
benzeri” pastırmayı icât etti, yedi, bitirdi.
Vakti olsaydı, belki atından inip iki bin
yıl önce keşfedilmiş ateşte eti pişirirdi.

Olmadı. Canımız, bağırsaklarımız,
Vatanımız sağolsun!

i’ ‘A’ i’

Benim gençliğimde, gazinolar aileye
mahsustu, içkisizdi.

Kuruköfteler, yalancıdolmalar, akla
gelebilecek ne kadar “kuru” varsa, hepsi,
yağlı kâğıtlara sarılır, alüminyum tencerelere konur, eğlence yerine götürülürdü.

Şimdi çağ atladık…

‘fKendin pişir kendin ye” kültürünün
uzantısı olarak, kuruköfteler gitti, cızbızlar, pirzolalar geldi. Adamın biri yanına
mangalı, odun kömürünü alıyor, basıyor
körüğü… Kıvılcımlar etrafa saçılıyor, ormanlar tutuşuyor.

Onları suçlayanlar var. Ayaklarında
şıpıdık terlik, kıçlarında ya eşofman, ya
pijama… Neymiş.? “Maganda” sayılırlarmış… O suçlamayı reddetrnek için, arabeskten vazgeçip “john Travolta” dinliyorlar.

Sınıf atlayıp “zonta” oluyorlar.

“Zonta”, magandanın John Travolta
dinleyeni, duyanıdır.

i’ g: a:
_Ormanlarımızın yandığını söylediler.
lnanırım. “Roma’yı da Yakarım” kül
türüyle yoğrulanlar, her yeri yakarlar.

Söylemek istemiyorum, ama söyletiyorlar sonunda…

lskemleye, masaya oturan ilk padişahımız lI. Abdülaziz’dir. Tarihi 1868’dir.

Ateş yakmayı, ateşte yemek pişirmeyi,
ateşi “adam gibi” kullanmayı ilk öğrenen
padişahımız Fatih Sultan Mehmet’tir. lstanbul’u fethedince (1453) öğrenmiştir.

Çiğköfte, kuruköfte, içliköfte, yapraksarma, yalancıdolma neyimize yetmiyor?

Pikniğe giderken mangal yapmak bizim neyimize.?

22

21 Ağustos 1994
PAZAR