Batılaşma” başka, “Batılılaşma” başkadır


*ara-wife*

KURTHAN FİŞEK

“BATILAŞMA” BAŞKA
“BATILILAŞMA” BAŞKADIR

l

Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlaşması ne
zaman gündeme gelse, Idris Küçükömer
hocamın “Düzenin Yabancılaşması: Batılaşmanm Neresindeyiz ” kitabını açarım
önüme… Sorduydum…

“Düzen yabancılaşabilir, düzülenlere
ne olacak?”

Güldüydü. “Aynı kalacak…”

Sevgili hocamın, dostumun sohbetine
ve esprilerine doyulmazdı.

Güldüydü. “Batıya giderek batılı
olunmaz… Batılaşma başka, batıhlaşma
başkadır. Kristof Kolomb geri zekâlısı batıya giderek Hindistaıfa varacağını sanıyordu, Küba açıklarında karaya oturdu..”

t**

Oturduğumuz dost masasında, sevgili
dostum, meslekdaşım Sencer Divitçioğlu
da vardı. “Asya Tipi Üretim Tarzı” konusunda yayınları vardı. _

O tarihlerde, ‘I`ürkiye Işçi Partisi olarak, ATÜTe karşıydık.

Asistanlardan Mahir Kaynak can kulağıyla dinliyordu.

Bizim kendimize benzediğimizi, ken
29 ışKiM’_i ANLAMAK
TÜRKIYE’YI TANIMAKTIR

dimizi tekrarladığırnızı anlattı sevgili Sen
cer… Ben bu görüşlere katıldım. MIT aja
nı olduğunu sonradan öğrendiğimiz kay
nakçı dostumuz da ilgili mercilere aktardı.
*t*

Ben kimim? Biz neyiz? Türkiye’nin
batılı olması için ne yapması gerekir?

Bu konu ne zaman gündeme gelse, o
dost sofrasında benim söylediklerim gelir
aklıma… Ne dediydim?

i***

Ewel zaman içinde, Ona Asya’da huzur içinde yaşardı Çinliler… Avladıkları,
topladıkları, yetiştirdikleriyle yetinir, geçinip giderlerdi.

Sabahın birinde uyanmışlar, tavuklar
yok… Etrafta kanlı kemik, tavuk falan da yok… Yani, kurt-çakal takımının
marifeti değil olanlar…

Hemen meşaleleri hazır edip sotaya
yatınışlar 0 gece…

Sabaha karşı, kuzeyden gelip kümes
istikametine yönelen hışırtıyı duyup meşaleleri ateşlemişler… Ne görsünler?

“Bizimkiler” sürünerek kümese yaklaşıyor.

“Çalmaya gerek yok kardeşim…” de

miş Çinli reis, “Gelin öküz verelim, tavuk
verelim, çift-çubuk verelim, dört avrat verelim, barış içinde beraberce yaşayalım…”

“Olur!” demiş bizimkiler…

Dört gün sonra hepsi toz… Beş gün
sonra bu sefer inekler yok…

Yine sota, yine meşaleler, yine bizimkiler

“Pesl” demiş Çinli reis, “Bedava verdik! Çalmanın ne anlamı var?”

Bizimkiler pişkin… “Çalmanın zevki
de bir başka abicim…”

*t*

Binlerce yıldır tarih yollarındayız,
üretmeye, yaratmaya, icat etmeye pek yatkınlığımız olmadı. Cukkayı tercih ettik.

Meselâ, lngilizlerin Magna Caıta’sına
özendik. Hani 1215 yılında, Ingiliz asilleri, “Vergi veririz, ama, vergi salarken bize de danışın!” deyip kralın yetkilerini kısıtlamışlardı ya! Ona işte..

600 yıl kadar sonra, “Vergi de vermezük, padişahı da dinlemezük!” deyip Sened-i lttifak’ı (1808) çıkardık.

Yine meselâ, Mustafa Reşit Paşa’nın
çabalanyla, Tanzimat Fennanı’nı, can-mal

vardı. 4 Mart 1919’da Samsun’a kim çıktı?

a. Rauf Orbay

Cumhuriyetin gelmekte olduğunu ilk anla1- yanlardan bin’ Padişah Vahdettin’di. “Caydırıcı tedbir” olarak ne yaptı?
a. Atatürk’ü Samsun’a gönderdi
b. Mabeyincibaşı Tevfik Bey’in tayinini veto
ettı
c. Enver Paşa’nın vekâletini asâlete çevirdi
d. Feımanların altına değil, üstüne imza atnıaya başladı
e. Hepsi

Türkiye’ye işgal donanmalan gelmişti. İtti2- hatçı milletvekili Şefik Bey sinirlendi,
“Beni buradan tek şey çıkarır!” dedi. Neydi?

a. Üçlü kararname
b. Süngü

c. Rica

d. Kıyak emeklilik

Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl bölüşüle3′ ceğini “yerinde görmek ve tetkik etmek
için”, 7 Kasım 1918’de, 18 kişilik bir Ingiliz heyeti Türkiye’ye geldi. Padişah Vahdettin, Pera ve
Tokatlıyan otellerinde kendilerine 80 oda ayırttı,
misafir etti. Çırağan avlusunda ayrıca görkemli
bir ağırlaına töreni yaptı. -Yetıniyormuş gibi, bir

Cumhuriyetimizin 71’ncl kurulu; yıldönümü
geldi, çattı. Siyasi tarihimiz açısından :g
Ekim ‘in önemli bayutlan vardır. :9 Ekim

1923 ‘te cumhuriyet ilan edildi. Ü; yıl sonra,

aynı gün, Necmettin Erbakan doğdu.

Ustalanmııdan intihalen, hep tekıariadığım

gibi, “tarih tekerrûrden ibarettir netelrim…”
Biraz cumhuriyeti tanıyalım.

de, gösteri yaptırttı. Toplanan kalabalık ne diye bağırdı?

a. Yankee Go Home

b. We Love England

c. Prosit

d. Geldikleri gibi giderler

İşgalci kuwetler İstanbu
4″ 1’a girer girınez, seçilmiş
meclisi dağıttılar. Vahdettin ağlamaya, sızlanmaya başladı: “Ecnebiler pek bir acımasız… Çok tazyik
yaptılar!” Mustafa Kemal de, 3 Şubat
nü, “çok gizli ve özel” olmak kaydıyla, Samsun’a gitmek istediğini padişaha söyledi. Atatürk’ün
bu isteğini yedi düvele sızdıran bir “köstebek”

b. Damâd-ı Hümâyîuı Enver Paşa
c. Karadeniz mebusu Mesut Bey
d. 200 Ingiliz balıriye askeri

“Türk’ün tek dostu Türk’ün ta kendisidir!”
5′ Padişah Vahdettin, özkızı Sabiha’yı Mustafa Kemal’e verecekti, ama, 8 Haziran 1919 günü
Yıldız Sarayı’nda yangın çıkınca, nikâh da suya
düştü. Yangın yerine ilk kim yetişti?
a. Istanbul itfaiyesi
b. İttihat-Terakki’nin sûikastçileıi
c. Dolmabahçe önünde demirli İngiliz donanmasının ünlü “fire-team”leri
d. Müstakbel dâmad-ı hümâ
Padişah babamız Vahdettin,
6- ıs Temmuz 1919’da, Morning Post gazetesinin muhabirine
ne dedi?
a. Ya kuıtulacağız, ya kurtulacağız
b. Enflasyon yüzde 22’ye düşecektir
c. Beni ebediyyetler etmez istiab
d. Ben halkıınm babasıyım

l) e, 2) b, 3) b, 4) d, 5) c, 6) d.

E] Tempo! srzızooo

l

“Krallıkları yoksulluk,

cumhuriyetleri lüks yıkar…”

(Moniesguieu, 1750

güvenliğini, bonapartist bürokrasiyi, mayonezli levreği getirdik.

Can-mal güvenliği daha gelecek, gözlerimiz yollarda..

lskoç etekli mayonezli levrek mutfaklarimizda yer almadı. Sos aşçılığinin ancak lezzetsiz etlere uyduğunu akıl edemediğimiz için…

Bir tek merkezci devlet örgütlenmesi
tuttu.

Aşağıdan yukarıya köylülük, yukarıdan aşağıya hötzötçülük hakim olduğu
için…

***k

Peki, icat-keşif-yaratıcılık tarihine hiç
mi katkimız olmadi? Oldu.

Müzikte Verdi’yi ararken Ferdi’yi bulduk. Az iş değil…

Müziğe devam… Eserin bitiminden
sonra sanatçıyı alkışlayan batilıdan aşağı
kalmamak için, şarki boyunca şak-şak
tempo tutmaya başladık, sanatçıya yakin
olup onu morallendirrnek için cacıklı, piyazlı, rakılı, viskili, çiğ köfteli masalarımizi sahnenin dibine taşıdık.

Yemek pişirme konusundaki tembelliğimiz yüzünden, dünya mutfaklarına ilginç yemekler kazandırdık.

Oıoritelerden okuyoruz: “At sırtında
uzun yol yapan, yemek pişirrneye de üşenen bütün topluluklarda olduğu gibi, bizde de, temel beslenme düzeni et-süte dayalıydı. At terkisinde çemenle pişmiş pastirınayı, taze kıyılmış koyun, keçi, sığır
etinden bol baharatla öldürülmüş Tatar
bifteğini, açıkta unutulan sütün tesadüfen
mayalanmasiyla yoğurdu bulduk…”

Inek dışkısından ilk çiçek aşısını biz
geliştirdik. Bumumuzun hep bokta olmasından kaynaklanan bir tesadüf müydü,
kestiremiyorum, ama, fermuar açıp kapama, düğme çözüp ilikleme zor geldiği
için, lastikli şalvan biz icat ettik.

Sonra da, cenabet gezmekten nefret
edip hamam kesesini bulduk.

*t*

Sahi, batıya gideceğiz de ne olacak?

Batıya ilk giden Fatih öldürülüp yerine
geçen Yavuz yüz seksen derece tomistanla şarka gitmeseydi…

“Sakalıni kesen ilk padişah” Il. Mahmut’a, “yemeğini iskemlede oturarak yiyen ilk padişah” olarak mobilya devrimi
yapan Abdülaziz’e özenseydik…

Merzifonluhun Viyana kapilanna dayanışının, 3l7’nci, Prufun düşman işgalınden kurtuluşunun 289’uncu yıldönümünü kutluyor olacaktık bugün…

Belki böylesi daha hayırlı oldu. i]

Eş- *pw me** \’/ı.› “en : , i.:

BİR İSİM BİR İŞLEM
(Haftalık Güncel Anagramlarınız)

gLuç GÜRKAN
ÇUKLU KANGURU
(“K” Joker)
MUSTAFA TAŞAR
ARMUT TAŞKAFA
.. ..<"ı<" Joker.) Ruşru KAzıM YUCELEN EN UŞUTUK MEzARci KAMER GENÇ MERAKİ ÇENGl ' ("İİ" Joker) DEMoKRATIK SOL PARTI APOLİTİK "RAST KOMEDİ" ("İ" Joker) NEcMETrIN ERBAKAN CENNET MEKAN KABARE ("AK" Joker) EIKREr UNLU KUFLU TREN CUMHURIYET HALK PARTISI ISTERİK HUYLU HARAMİ ("PC" arttı) DENIZ BAYKAL BEYNİ DAZ_LAK ISMAIL KÖSE SIFIRCI HOCA'NIN NOT DEFTERİ p K (MHP), Hüsnü Yusuf Gökalp (MHP), Yaşar Okuyan (1 ` , rultamadıklaıı için) ........................................................... ..0 edilen bütçeye, kıçıyla güldüğü, eliyle imzalamadiğı, istifa , Bülent Ecevit (DsP), Devlet Bahçeli (MHP), Hüsamet- ğ; tin Özkan (DSP), Mesut Yılmaz (ANAP), Cumhur Ersü- l mei' (ANAP), Recep Önal (DSP), Şükrü Sina Gürel (DsP), , Mustafa Yılmaz (DSP), Hasan Gemici (DSP), Fikret Üniiı , (DSP), Tunca Toskay (MHP), Faruk Eai (MHP), Ramazan Mirzaoğlu (MHP), Şuayip Üşenmez (MHP), Abdülhaluk Çay (MHP), Yüksel Yalova (ANAP), Mehmet Keçeciler (ANAP), Riişnı Kazım Yücelen (ANAP), Edip Safcer Gay- i) dalı (ANAP), Hikmet Sami Türk (DsP), Sabahattin Çak- 7 makoğlu (MHP), Saadettin Tantan (ANAP), İsmail Cem (DSP), Sümer Oral (ANAP), Metin Bostancıoğlu (DsP), Koray Aydın (MHP), osman Dınnıuş (MHP), Enis Öksüz .rw (ANAP), Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP), İstemihan Talay t, p (DSP), Erkan Mumcu (ANAP), Nami (DSP), Fevzi i). Aytekin (DSP) (Üç ortak elleriyle bir uyduruk bütçeyi doğ li: a _sı HİKMET SAMİ TÜRK (Adalet Bakanlığı'na tahsi dilekçesini yazdığı, ama, sonrasının ne olacağını kendisi d bilmediği için) _ YAŞAR OKUYAN (İşçi-işveren ilişkileri konusund AKSl LÖSEMİ OLİMPİYAT BAŞARISIZLIGIMIZIN rEK SORUMLUSU GORBAÇOWDUR! başarılı olamadilar. Gerçi 76 kiloda altin madalya kazanan sız olimpiyatıydı. “Niye başanlı olamadık?” diye sormadılar, sebebini sordular. Izah et Ğf tim. İÇ' birisini geçersen öbürüne takıhyorsun... lardır zâten... z e... «we Pehlivanlarımız, Sydney olimpiyatların- daki serbest ve greko-romen güreşlerde pek OLMADI SAvıN SIFIRCI HOCA (Kurumu Fişıx) ş Tamam, AKİT gazetesinin deyimiyle, “takiyyesiz j: marksist” olabilirsin... Tamam, Marx veya Engels'in dediği gibi, tarih teker rürden ibarettir. Tamam, tarih, ilk keresinde “trajedi", ikincisinde fa' “fars" (tülûat) olarak kendisini tekrarlar. Ama, çuvalla para ödenen 0 güzelim dergide, her haiia, İÃ ayni hıyarlara hakaret etmek zorunda nnsın? Alman pehlivan dopingli çıktı, bizim Adem İ, Bereket giderayak birıbronz. daha kazandırdl› ama› güreş mnhlmllm Ymß de en baŞaU' vizyonlardan (ve başbakanımızın ağzından) öğrenen Reşo " ' Sanki cevabını ben biliyonnuşum gibi, bana sordular. Çanak tuttular. "to _q Siyasete çekerim hep... "Sorumlusu G0rbaçov'dur!" dedim. Şaşırmadılar, "Kaç kiloda güreşiyor?” ' A, dirlî” dedi manav Şeyh , , . anlamiymisen sen? Geçen avîiîinweîâßi: îîütêlfği- hafta 20° PP ?Cadi livanla girerler, bizimkilere birkaç madalya 'i' kalırdı. Şimdi balciyorsun, Özbek, Azeri, i B KazakGürcmT ,Ernı 'Kır 312% Umynah Ruğmmşü Lit_ Şeyhmus hazirliklıydi. my& Esmyah veğam_ Kaç me am_ . “Devlete mı ınanıysen, , san var. Hepsi madalya adayı... Hepsi kendi v, etlketıere m1? V*** v* etnikleıi adına çıkıyor Eskiden Fıkranın devami var. bir tanesi gelirdi Şimdi "düvel- f., irnuazzama" oldular. Bizimkilere sııayok, Başarısızlıklarimızın sebebi hep gâvur Enflasyon hızının kesildiğini, fiyatların düştüğünü tele- .Ã manava koştu. .”400 bin T.C. lirası mus... Reşo sinirlendi. “Ula babo! Hesaptan Enflasyon düşmüştir. T.C. devleti en yetkili agizdan söylemiştir..." Reşo sinirlendi: “Aliysen o tomatları, kıçına sokiysen..." Şeyhmus ona da hazırliklıydi: “Sokamiyrem, yerim ı ' aaayitasğaıutı İfllffwşşw," ;,».;.,.«:7›~as›. a,,_,«.rı,,a,:,~.«;: .i , faz& :war .:..->L«,i›~~:ı ›,,. -. ap. v – ,ama, ;mac-H ,a, am;

yohtir. Geçen haftaki 200 binlik hiyarlar sirada bekliyr…”

Tempo I 672I2000 2